7 Yorum

  1. Bülent

    Mealler asla Kur’an ‘ın yerini tutmadı tutmayacak diyorsunuz? O halde ben asla orijinal manada anlayamayacağım ve mutlaka anlamam için bir çevirmene ihtiyaç duyacağım bir kitaptan nasıl sorumlu tutulabilirim ?

    • Burada iş size düşüyor Bülent Bey. Samimi iseniz ve dininizi ciddiye alıyorsanız araştıracaksınız. Sizin de başka ülkelerde doğan insanlardan bir farkınız yok. Sırf burada doğdunuz diye gerçek size altın tepside sunulmayacak. Allah’ın dediği gibi yapalım: “Onlar her sözü dinler, en iyisine uyarlar.”

      Ayrıca şu da önemli. Her konuda doğruyu söyleyen, her şeyi bilen bir insan yok ama farklı konularda farklı kişiler doğruyu söylüyor. Aklınız, fıtratınız sizinle. Ölçün biçin, doğru olanı bulun. Emeksiz bilgi fethedilemiyor. Selamlar.

      • Merak ediyorum

        Hanımefendi anlamadım. Allah hem bizi istemimiz dışı yaratacak hem de bazı insanları bu kitabı doğuştan rahatça anlayacak yerde dünyaya gelmelerine bazılarının da bunu anlayabilmek için olağanüstü bir çaba harcamalarına neden olup öyle mi yargılayacak? Anlamıyorum bizim zamanımızda dil daha ulaşılabilir ama 845 yılında yaşayanlar da mı bunu yapacaklardı? Adını sanını duymadıkları dini anlamak için bir de kütüphane gezip gezip dili çevirisini yapabilecek derecede anlamak için mi uğraşacaklardı? Yaşanan imkansızları, kadınların eğitim hakkının olmamasını hesaba katmıyorum bile. Bence kendinizi korktuğunuz azabın gerçek olma ihtimalinin verdiği korkudan korumak için inanmaya zorluyorsunuz.

  2. Abdullah Hasan

    sayın, merak ediyorum.
    Allah ın cezalandıracağı meseleler gayet açık.
    Ortaklık, müdafaa harici adam öldürme, iftira, gasp.
    Yani her aklıselim insanın gayet kolayca anlayacağı zarar verme meseleleri.
    Allah gücümüz dışında bizi sorumlu tutmuyor.
    Bu meselede ise bende ayfer hn gibi düşünüyorum.
    Dolayısı ile Kuran daki bazı meseleler ceza sebebi olmadığı için kütüphane kütüphane gezmenize gerek yok. Korkmayın.

  3. Mustafa_/)

    Sayın yazar, bazı noktalara kestirmeden yaklaşmış olduğunuzu görüyorum. Bağlaçlar hususunda bir model ortaya koymuşsunuz ancak tek geçer ihtimalmiş gibi anlatmışsınız. Oysa “ev” bizdeki “veya” bağlacının tam karşılığıdır. Bazı yerlerde “Ve dahi”, “ve hatta” anlamlarına gel esi gerektiğini düşünmüşsünüz. Türkçe düşünmenizden kaynaklanıyor olabilir. Oysa “veya” koyduğunuzda anlam sağlanmış oluyor. Tüm ev geçen yerlere veya koyabilirsiniz: ” ” (Hacca has) ibadetlerinizi tamamladıktan sonra (bir zamanlar) atarınızı andığınız gibi, hatta (ev) daha güçlü bir biçimde Allah’ı anın! (Bakara 200)”

    “Hatta” bağlacı ise Türkçedeki ile aynı diye düşünmüşsünüz. Hatta bağlacı Türkçede deforme olmuş bir bağlaçtır. Arapçadaki anlamı “-e kadar” dır. Nur 31 ile ilgili paylaştığınız ilk meal doğrudur.

    Düşünüyorum acaba siz Arapçadaki “ve” bağlacı ile Türkçedeki “ve” bağlacını da aynı mı sanıyorsunuz? Arapçada bizdeki ve yerine kullanılan ve ardıllık ifade eden bir “fe” bağlacı vardır. “Ve” bağlacı ise Arapçada eş zamanlılık ifade eder.

    Odalara girilirken izin istenmesini ziynetlere bağlamışsınız. Halbu ki bu ebeveynlerin cinsel ilişki sırasında bulunmaları vb. Haller ile ilgilidir.

    Humur kelimesini ise meallerde üstü kapalı geçmişsiniz. Şayet niyetiniz hakikaten anlamaya çalışmak ise aklınıza gelen ilk olasılıklarla yetinmeyip başka nasıl olabilirdi veya acaba benim ilk tahmin ve önermelerim yanlış olabilir mi gibi hususları gözetmeniz yararlı olacaktır. İddia mahiyeti taşıyan hipotezler ancak yanlışlanabilirlik üzerineanaliz edilebilir. Bunun için önce kendi hipotezlerinizi çürütmek için yoğun bir çaba sarfetmeniz özbilincinizi yükseltirken iddialarınızı da güçlendirecektir.

    Niyetiniz başka türlüyse insanlarkn en basit konularda bilegramer ve sözlük gibi kaynaklara uzanmaya yerinmesi sizin için büyük bir fırsat sunacaktır.

    Selamlar..

  4. Mustafa_/)

    “Allah, Kur’an’da tüm insanlar bir araya gelseler de Kur’an gibi bir kitap ortaya çıkaramayacaklarını söylüyor, meydan okuyor, buna mealler de dahil.”

    Burada mealleri katmanız gerektiğini düşündüren şey ne oldu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir