52 Yorum

  1. Şuurlu bir yazı olmuş, itiraz edenler çok çıkacaktır.

    Bu konuyla ve daha birçok ihtilaf edilen konuyla ilgili etimologlar, filologlar, antropologlardan da bilgi alınması gerektiği kanaatindeyim.

    Dil bilimciler kelimenin (örn: hamr) hem fasih hem kökenlerini belirlerken antropologlar cofrafyasını araştırmalı ( başörtüsü, kültür ve coğrafya…vs )

    Kaleminize sağlık.

  2. Mustafa

    Çok nesnel tespitler, ve akıcı anlatıma sahip bir makale olmuş. tebrik ederim. Yakın zamanda Edip Yüksel’in vesilesiyle Ehli Sünnet dinini terk etmiş Kurana yönelmiş biri olarak ilk önceleri bunları neden insanlar görmüyor, ben daha önce neden göremedim gibi sorular soruyordum, ama gün geçtikçe bu konuyla ilgili ufkunu açan Kurana yönelen birçok insan görüyorum. Bu bana mutluluk veriyor. Burada mesele çoğalmanın verdiği mutluluk değil, Allahın verdiği zekayı kullananları görmenin mutluluğu.

  3. Kazım

    Erkek – Neden başını örtüyorsun?
    Kadın – Allah’ın emri.
    Erkek – Amaç ne?
    Kadın – Erkekler görüp, azmasın diye.

    Yukarıdaki dialog gerçek hayattan alıntıdır ve böyle düşünenler çoğunluktadır.

    Soru : Çevrenizde, kadının saçından dolayı şehvete kapılan erkek var mı?

    • Abdullah Hasan

      Kazım,
      Kadının saçından dolayı şehvete kapılan birisinin acilen gideceği yer akıl hastahanesimi desem, pisikiyatr mı desem, hapishanemi desem bilemedimki. En iyisi uzaya göndermek. Ama oda olmaz. Gezegenlere sulanır.
      Aslında yapılacak şey belli. Buda bir tedavi yöntemi olabilir. Bu tarz hastaların kesinlikle Hadım edilmesi gerkmektedir. Özellikle tecavüzcülerin, tacizcilerin ve böylesi sapıkların.

  4. samet

    Zaten başörtüsü bile olsa vurgu yakaya, şu söze her zaman cvp vermemişlerdir der saçsa eğer, saç tanesi gözükmeyecek bonesi nereden geliyor? Buna hüküm veremiyor, kesinlik olmayan konuda zan ile kesinlik getirmeye çalışıyor, hatda biri bana komik bişey demişti az bişey gözükse bişey olur diyemem diye:) dert madem saç azı çoğu niye olsun kim belirliyor bunu? Parmağın işaret ettiği yakayı görmeyince kesinliğe değil zan ile uğraşarak böyle yazık ediyorlar akıllarına

  5. Bayındır’ın iddiası. Bayındır’ın bazı konulardaki fikirlerine katılmıyorum ve Kur’an’ın bazı ayetlerine de aykırı buluyorum. Bazen aklımızın almadığı konular hakkında böyle konuşabiliyoruz 🙂

  6. Merhaba Meryem. Evet Allah (sizin) örtülerinizi göğüslerinize vurun, diyo. Hatta Nur 60’a da bakarsan yaşlı kadınlar dış elbiselerini çıkarabilirler ama sakınmaları daha iyi olur gibi bir başka ayet var. Buradan da örtülerin ya da bu tür şeylere dikkat etmenin amacını anlayabiliyoruz: Erkeklere bu konuda yardımcı olmak diye okuyorum ben.

    Selamlar.

  7. meryem

    Merhaba Ayfer abla (selamsız girdiğim için özür dilerim okuduktan sonra direk soru gelince aklıma yazdım da)

    Yani başörtüsü dışında kıyafetlerle bedeni örtmek mi? bu nasıl bir giyim şekli oluyor pek kavrayamadım.(bu arada öğrenmek için yazıyorum)

    Bir de sakıncası yoksa bir şey daha sormak istiyorum.
    Şimdi bu konu neredeyse toplumda çok çok nadir rastlanılan bir konu.Şimdi yüzyıllardır devam eden bu alışkanlığın yanlış olduğunu göstermek ayrı bir mesele ya hani yabancı,türk kaynakları paylaşabilir misini?
    son zamanlarda yabancı hocaları takip etmeye başladım Nouman Ali Khan,Mufti İsmail Menk.normalde pek güvenmem ancak Kur’an’ı anlatış şekillerini sevdim.Nouman Ali Khan’ın videosuyla karşılaştım ve o da hımar kelimesini farklı şekilde açıklamış mesela o da kafamı karıştırıyor.Düşüncelerini merak ediyorum.

    Bu arada yazdıklarım sanki bir hesap sorma gibiymiş geldi ama kesinlikle öyle değil sadece bu konuyu daha iyi öğrenmek istiyorum.

  8. Merhaba Meryem. Yanlış anlamam 🙂 Bu konuyu erkeklerden ziyade hemcinsimin merak etmesi beni sevindiriyor. Şu konu altına yorum yapan ben dışında bi sen varsın 🙂

    Nouman Ali Khan’dan başlayayım. Birkaç videosunu izlemiştim. İnsanlar Kur’an’ı tek kaynak kabul etmeden İslam’ı yorumlarsa hataya düşerler. Kur’an’a göre Kur’an’dan başka bir kaynak olamaz. “Okuyup durduğun bu kitap onlara yetmedi mi?” (Ankebut 51) vs, çok var. Nouman da sünni bir Müslüman. Herkesi dinlemeliyiz ama delillerin Kur’an’dan olmasına dikkat etmeliyiz. Çünkü Kur’an kendisinin açıklayıcısının kendisi olduğunu söylüyor. Anlaşılmayan konuları muhakkak başka ayetlerde açıklayacaktır. O yüzden kişilerin hiç önemi yok. “Onlar sözün tamamını dinler, en iyisine uyarlar..”

    Başörtü konusunda da bunu yaptık yazıda. Kur’an’a “Hımar kelimesi nedir, anlamadık.” diye sorduk. Başörtüsü var dedikleri ayet şuydu: “Örtülerini göğüs dekoltelerinin üzerine vursunlar”. Burada saçları örtün denmiyor. Yukarıda hımarı başörtüsü olarak çevirsek de sonuç değişmez dedik ve açıkladık. Allah bir şey söylediğinde onu çeşitli şekillerde açıklayacağını söylüyor. “Saçınızı örtün, saçınız görünmesin” diyen tek 1 ayet yok. Şimdi hımar neden başörtüsü değil de örtü olarak çevrilmeli, onu açıklayayım.

    Kur’an’a bakıyoruz, başka yerde kullanılmış mı bu humur diye. Evet. Humur’un tekil formu hımâr. İçkiye de aklı örttüğü için aynı kökten gelen “hamr” adı verilmiş. Bu hamr sözünü önceden dar manasıyla şarap, içki diye çevirmişler ama sonradan uyuşturu benzeri zilyon tane insanın aklını kullanmasını engelleyen ilaç çıkınca geniş anlamıyla kullanılmasının daha doğru olduğunu görmüşler. Humur da aynen böyle, dar anlamında başörtüsü anlamı da var ama geniş anlamda örtü olmalı. Çünkü Arapça’da örtü değil de sadece başa örtülen bir sürü başörtüsü kelimeleri de var ama Allah geniş anlama gelen kelimeyi kullanmayı tercih etmiş. Arapça’da baş örtüleri için hımâr dışında burka, nikâb, lifâm, lisâm, nasif, mıkne’a ve cilbab gibi kelimeler kullanılır.

    Ben sana birkaç link vereyim. Şu siteden yararlanmıştım, bu yazıyı dikkatli okursan aklında soru işareti kalmayacağını düşünüyorum: Link1: Kur’an’a göre örtünmesi gereken saç mıdır?

    Ben kendi yazımda sadece hımara değinmiştim, verdiğim link diğer tüm kadın kıyafetlerini ele almış. Biraz uzun ama çok faydalı. Muhakkak oku.

    Edip Yüksel’in şu videosu da güzel, geçenlerde karşılaştım ben de. Hepsini dinlemedim ama faydalı olur o da: Link2: Kur’an’da başörtüsü?

    Yabancı kaynak yazı olarak araştırmadım ama verdiğim videoyu dinlersen orada da Kur’an’da saçın örtünmesi yok deniyor. İnsanların tek sıkıntısı şu; Kur’an dışındaki kaynaklardan vazgeçemiyorlar. Delinin biri hadisler dinin kaynağıdır demiş, bütün insanlar da bunu kabul etmiş. Bu kadar çelişkinin tek sebebi bu.

    Daha başkaları da var aynı konuyu yazan ama bence en ayrıntılısı şu verdiğim yazı linki. Şimdilik bu kadar, selamlar 🙂

  9. Adem Söyler

    Sayın yazar anti parantez diye bir ifade yoktur. Antrparantez vardır. Fransızca “entre parentheses” kelime öbeğinin okunuşudur. Tam karşılığı “parantez içinde” demektir. “söz arasında”, “sırası gelmişken” gibi anlamlarda kullanılır. Bilginize

  10. Merve Nur

    Yazdıklarınız özel bir ilgi ve araştırma gerektiriyor ve sade bir biçimde anlatabiliyorsunuz. Her ne kadar bazı konularda sizden farklı düşünsem de samimiyetle ve mütemadiyen hakikat peşinde olanlar değerli insanlardır bence. Günümüzde kim hesapsız hakikat arayışında kim gösteri ve fitne peşinde anlamak zor ve anlaşıldığında da geç olabiliyor. O yüzden sizi tanımak istedim. Teşekkürler yanıtınız için. Bilgisayar mühendisi olarak mı çalışıyorsunuz şu anda yoksa o alandan mezun olup başka bir işle mi uğraşıyorsunuz?

  11. Merve Nur

    Evet mail adresimi öylesine yazdım, formu göndermek için zorunlu olması nedeniyle. Yanıtınız için çok teşekkürler.

  12. sıla

    yazınızı ve yapılam yorumları dıkkatle okudum benımde zaman zaman sorguladıgım ifadelere mantıklı bir bakıs acısı buldugumu dusunuyorum fakat meryem hanımın sorusu benim kafamda da olustu (soruda o kısmı acıklamadıgınız ıcın tekrarlıyorum) Peki örtünmeden kasıt nedir? nasıl giyinilmeli? sacını ört demiyor ancak göğüs ve beden örtulmesı nasıl bir giyinmeyı ya da ortunmeyı anlatıyor? namaz ve ibadetler esnasında sacını örtmek bu durumda gereklı hale gelmiyor gibi cesıtlendirilebilir vs cevaplarsanız memnun olurum sevgiler..

  13. Merhaba Sıla Hanım. O halde yukarıda yazılan her şeyden bağımsız genel bir özet yapayım, ayetlerle, bazı şeyler tekrara kaçabilir, şimdiden özür dilerim.

    Öncelikle sorularınıza kısa cevaplar vereceğim, bu kısa cevaptan sonra aşağıda uzun cevabıma devam edebilirsiniz: Örtünmeden kasıt, erkeklerin ilgisini cinsel açıdan üzerimize çekmemek. Bunu aşağıda ayetle gösterdim. Namaz kılarken örtünün gibi bir ayet yok. Aşağıda da göreceksiniz örtünmenin sebebi karşı cinsi, cinsel anlamda etkilememek. Allah erkek değildir.

    Öncelikle başörtüsü konusu Nur 30 ile başlıyor ve ilk uyarı erkeklere:

    Mü’min erkeklere söyle, bakışlarını (yasak) olandan çevirsinler ve iffetlerini korusunlar; tertemiz kalabilmeleri için en uygun davranış şekli budur: Unutmasınlar ki Allah, ortaya koydukları her bir şeyden haberdardır. (Nur 30)

    Konuya dikkat edin. Ayet karşı tarafla ilişkin cinsiyet üzerinden olmasın diyor. Konu cinsellik. Aynı uyarıyı Nur 31 ile kadınlara yapacak (O ayet biraz uzun. Yukarıda var, buraya almıyorum.). Kadına da bakışlarını yasak olandan çevir diyor. Birbiriyle bağlantılı. Ayette dikkat etmemiz gereken 3 kelime var: Ziynet (zinetihinn), hımâr (humurihinne), Yadribne. Bu kelimeleri anlarsak tamamdır.

    “Humurihinne” kelimesinin başörtüsü olduğu söyleniyor. Evet başörtüsü anlamı da var. Ama bu kelime çok anlamlı bir kelime ve bu tür kelimeleri anlamak için yine Kur’an’a soracağız. Çünkü Kur’an kendi kendisinin açıklayıcısı olduğunu söylüyor.

    Ayet şöyle devam ediyor: “Ziynetlerini, bunlardan görünen kısımlar dışında, (kamuya) açmasınlar.”. Ziynet nedir? Görünen kısımlar nerelerdir?

    Kadınların ziynetlerini açmasından bahsediyor. O halde bu takı, kolye, aksesuar ya da süs gibi kavramlar olamaz. Güzellik mi peki? Değil. Ayet genel anlamda tarafların birbirlerine cinsel anlamda yaklaşmamalarından söz ediyor. Ziynet de kadının cinsel arzu uyandıran bölgeleri olmalı. Peki bu bölgeler hangileri? Ondan önce ziyneti güzellik ve cazibe diye anlayanlar var, halbuki bu Kur’an’a aykırı. Ziynet güzellik ve cazibe olamaz. Şu ayet:

    “Bundan sonra sana, başka hiçbir hanım helal değildir; güzellikleri seni hayran bıraksa dahi” (Ahzab 52).

    Bu ayete göre Allah resulü kadınların güzelliklerini net bir şekilde görüyordu. Bu ayet peygamber döneminde çarşaf, burka gibi üniformaların olmadığını da gösterir. Çünkü peygamber kadınların güzelliklerini hayran kalacak kadar net görüyordu.

    “Ziynet (zinetihinn)” kelimesinin güzellik anlamına gelmediğine dair bir delil daha var. Araf 26:

    Ey Ademoğulları! Size katımızdan hem çıplaklığınızı örtmek hem de zarafet ve güzellik aracı olmak üzere giysi (yapma yeteneği) bahşettik; fakat takvâ elbisesi var ya işte en hayırlı olandır. Bunlar da Allah’ın ayetlerindendir; belki insanlar ders alırlar. (Araf 26)

    Ayete göre giysilerin amacı zarafet ve güzelliktir oysaki Müslümanlara göre erkek kendini güzelleştirecek giysiler giyebilir ama kadın bunu yapamaz? Kadın çarşafa layık? Bu Kur’an’ın bu ayetine aykırı. Çarşaf peçe vs.. kıyafetlerin tümü bu ayete aykırı. Ayetin diğer gösterdiği şey Allah için önemli olanın bizim giydiğimiz kıyafetler olmadığı, önemli olanın takvâ (Allah’ın sevgisini kaybetme korkusu, sorumluluk bilinci) elbisesi olduğu. Bizim de ilgilenmemiz gereken şeylerin kıl ya da kıyafetten çok Allah’a karşı sorumluluk bilinci olduğunu gösteriyor ayet.

    Bu kelimeyi özetlersek: “Ziynet” kadının cinsel arzu uyandıran bölgeleridir. Bu bölgeler de zamana, mekana, topluma göre değişir. Kadın, erkeğin iffetini korumasına erkeğe yardımcı olacak. Allah buna uymayanı cehenneme atacağım demiyor. Ama Müslüman bir kadının Allah’ın önerisini yapmak isteyeceğini düşünüyorum.

    Bu arada Allah bu ayette net olarak şurayı ya da bu bölgeyi açmayın demek yerine o toplumun değişen cinsel dürtülerine göre ayetini statik değil dinamik bir yapıya sokuyor ve “ziynetlerini açmasınlar” diyerek ziynetin ne olduğunu kadınların anlayacağını söylemiş oluyor. Böylece her topluma göre değişen bir kural getirmiş oluyor. Yani gördüğünüz gibi iki şehir arasında bile cinsel eğilimler değişiyor. Bu ayetlerin amacı kadının erkeğin iffetini muhafazasına destek vermesini öğütlemek.

    “Ziynetlerini, bunlardan görünen kısımlar dışında, (kamuya) açmasınlar” ayetinde “görünen kısımlar dışında” derken kast edilen ne? Gelenekçiler ve mezhepçiler bu ifadede el, yüz ve ayak kast edildiğini iddia ediyor. Ama bu kesinlikle ayetin bütünlüğüne uymayan zorlama bir yorum. Allah ayetin devamında göğüs dekoltesini kapatın diyor. Şu halde görünen kısım göğüs hatlarıdır. Kadınların vücut hatları kıvrımlı, yani elinde olmadan kıvrımlar belli oluyor. Göğüslerimizi kapasak bile göğüs hatları belli oluyor. İşte “ziynetlerini, bunlardan görünen kısımlar dışında, (kamuya) açmasınlar” ayetinin açıklamasının bu olduğunu düşünüyorum. Kadın yapacağı fedakarlığı yapmış. Görünen kısımlar için de kadınların sorumluluğu olmadığını belirtiyor bu cümle. Mesela iri göğüslü bir kadının göğüsleri kendiliğinden belli olur. İşte bu durumlarda artık kadının bir sorumluluğu olmaz.

    Şimdi ikinci kelimemiz: Yadribne. Vurmak, sıkıca bağlamak, sıkıca tutturmak, dövmek anlamlarına geliyor. Darabe fiilinden türemiş. Bu kelimeyi salsınlar diye çevirerek Kur’an’ın anlamını değiştirmeye çalışıyorlar. Çünkü bu kelimenin kesinlikle salsınlar diye bir anlamı yok. Kelimenin anlamı salsınlar deyip güya ayeti “göğüslerinin üzerine başörtüsünü salsınlar” şekline dönüştürüyorlar ve humurihinne çok anlamlı kelimesinin başörtüsü anlamının seçilmesini gerektiğini söylüyorlar. Yadribne’nin “salmak” diye bir anlamı yoktur. Bu fiille, hımarın “yaka açığına konulması” yani “yaka açığının kapatılması” anlatılır.

    Şimdi sıra en önemli kelimemizde. Hımâr (humurihinne) Nedir? Hımâr : Şal, perde, vücut örtüsü,yer örtüsü, başörtüsü, genel anlamda örtü gibi anlamlara gelir. Bu bilgi 1300’lü yıllarda yaşayan İbn Manzur’un Lisanul Arab isimli sözlüğünde geçiyor. Hımâr baş için kullanılırsa baş örtüsü masa için kullanılırsa masaörtüsü anlamına gelir. Yani “genel anlamıyla örtü” ifadesi ayeti en iyi karşılayan anlam. Neden geniş anlamlı örtü anlamını seçmeliyiz? Bunu da Kur’an’a soruyoruz, diğer yerlerde nasıl kullanılmış:

    Humur’un tekil formu hımâr. İçkiye de aklı örttüğü için aynı kökten gelen “hamr” adı verilmiş. Ayrıca Arapça baş örtüleri için hımâr dışında burka, nikâb, lifâm, lisâm, nasif, mıkne’a ve cilbab kelimeleri kullanılır. “Hımâr” kelimesiyle aynı kökten gelen “hamr” kelimesine bakalım. Bu kelimeye sözlüklerde hem geniş manalı “sarhoşluk veren madde” hem de daha dar anlamlı “şarap” manası verilmiş. Bu kelimenin geçtiği ayetlerden “hamr” yüzünden Müslümanların arasında düşmanlık ve kin oluştuğunu anlıyoruz. (Maide 91) Bu tip bir etki ise sadece “şarap” içilince değil, aynı şekilde diğer “sarhoşluk veren maddeler” kullanılınca da oluşur. Bu yüzden Kuran’da geçen “hamr” kelimesine geniş manalı “sarhoşluk veren madde” anlamının verilmesini zorunludur. Eğer şarap olarak çevirirsek Kur’an evrensel bir hitap olmaktan çıkar. Uyuşturucu ve diğer içki şekilleri uygunmuş gibi algılanır. Benzer şekilde aynı kökten gelen “hımâr” kelimesine hem geniş manalı “örtü” hem de daha dar anlamlı “başörtüsü” manası verilmiş. Bu kelimenin geçtiği ayetten “hımâr” ile yaka açığının yani göğüs dekoltesinin kapatılmasının istendiğini anlıyoruz. Bu da “hımâr” kelimesinin örtü olarak çevrilmesi gerektiğine bir kanıt.

    Özet olarak Nur 31 kadınların başını örtmesi ile alakalı değil. Kadınlardan erkeğin iffetini korumasında yardımcı olması yani iyilik yapması istenir.

    Bu konuda çarşaf vs kıyafetlerin olduğu iddia edilen bir ayet var, şu:

    Sen Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına, (bütün) mü’minlerin hanımlarına (toplum içine çıktıklarında) üzerlerine giysilerini (cilbablarını) almalarını söyle: Bu onların (mü’min ve saygın) kadınlar olarak tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha uygundur: Ve Allah zaten tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır. (Ahzab 59)

    Eğer cilbab çarşaf vs giysiler olsaydı Nur 31’deki örtülerinizi göğüs yırtmaçlarınızın üzerine örtün demezdi. Çünkü cilbab zaten bütün vücudu kapattığına göre göğsü kapatma emrine gerek kalmazdı. “Cilbab” Arapçada üste giyilen giysileri ifade eden bir kelime. Fakat ayette, cilbabın nereden nereye kadar olan bölgeleri örteceğinin tarifi yok. Cilbab evde giydiğiniz rahat giysilerin aksine dışarı çıktığınızda giydiğiniz kıyafeti temsil eder. Üzere alınan bu elbise kadına bırakılmış.

    Kadının kıyafetine dikkat etme öğüdü sadece kadının erkeğin iffetine yardımcı olmasıdır. Buna kanıt: Nur 60.

    Bir de kadınlardan artık cinsel arzu duymayacak kadar yaşlanmış olanlar var; işte böylelerin, ziynetlerini açığa vurmaksızın, giysilerinde (siyablarından) bir kısmını çıkarmalarında bir beis yoktur. Ama iffetleri üzerine titrerlerse bu kendileri için daha hayırlıdır (Nur 60)

    Bu ayet Allah’ın kadınların kıyafetine dikkat etmesinin amacını açıklar. Bu ayet aynı zamanda Namaz’da örtünme Allah’a saygıdır bahanesini tamamen çürütür. Çünkü Allah yaşlı kadınlara giyimlerine dikkat etme talebinin onları kapsamadığını ifade ediyor. Bu da kıyafete dikkat etmenin Allah’a saygıyla alakasının olmadığını, iki cins arasında sağlıklı bir ilişkinin kurulması için bu önerilerin Allah tarafından yapıldığına kanıt.

    Bir şey daha. Erkekler kadınlara ibadet ederken başörtüsünü örtmelerini söyler. Ahzab 59’da Allah kadınların taciz edilmemesi için kıyafetlerine biraz daha özen göstermelerini öneriyor. Demek ki bayanların giyimlerindeki özen erkeklere karşı olan bir durum. Allah’a karşı yapılması Allah’ın tacizinden korunmak için mi? Haşa. Bu düşünce Allah’ı erkek gibi düşünmenin bir ürünüdür. Saygıyla alakası yok. Allah yukarıda Araf 26’da bana saygı duyan takva elbisesini giysin diyor. Başörtüsünü değil. (Bu arada namazda ben örtüyorum, itiraf olacak, dünyayı karşıma alacakkadar cesur değilim ve alışkanlığın da etkisi var).

    Cevap uzun olduğu için hatalarım ya da cümle kaymalarım olmuş olabilir, tekrar üzerinden geçemedim. Herhangi bir konuda soru işaretiniz ya da yine unuttuğum bir şey varsa lütfen sorun. Selamlar.

  14. Nam-ı diyer savunan

    Merhaba öncelikle pek önyargılı bi tip değilim ama yine de yazıyı eleştirmek için okudum:)
    Gerçekten birçok insanın,özellikle bu işi bilen tiplerin bu konuda hata yapması garip.

    Benim argümanım şuydu
    Nur31’i akılda tutalım ama Nur60’ta ise baş örtüsünün belli bir yaştan sonra kaldırılabileceği söyleniyor ayette bi de uyarı var.

    Nur 31 de başörtüsü var,Nur 60’ta baş örtüsü belli yaştan sonra yok ama uyarı gögüsün kapanması ile ilgili
    Yani yaşlı kadın baş örtüsüz ama gögsü kapalı gezebilir diyordum
    Etrafımızda ki kültüre felan da uyuyor kafasındaydım böyle görüyordum

    Sizin dediğinize göre yada Allah’ın dediğini iddaa ettiğiniz görüşe göre yașlı kadın gögsü açık bir şekilde gezebilir yani ben o çıkarımı yaptım

    Amacım blöf yapmak değil zaten Allah neye ahlaksızlık neye ahlak derse o öyledir tartışmasız

    Benim argümanım buydu ama arapça bi ispatım yok ama Nouman Ali Khan bu konuda görüşlerini izlemenizi tavsiye ederim belki fikriniz değişir

    Benim fikrim değişmek üzereyken sizinkini eleştirmemin sebebi mantıklı olmaya çalışmak
    Bu konunun üzerine gitmeye başlarım ben:)

    Bu arada kişisel olarak duygularımı asla dine katmam bana kalsa dinin hiç emri olmasa daha güzel ama kotayı Allah belirliyor:)

    • Merhaba. Nouman Ali etkili ve sünni bir din alimi, kendisini daha önce dinledim.

      Göğüsleri açık gezen kimse yok. Göğüsler açıkta olmuyor. Ayette göğüs yok. Göğüs yırtmacı var. Allah göğüs yırtmacının üstünün örtü ile kesin olarak kapatılmasını istiyor, fakat yaşlılar çok dikkat etmek zorunda değil diyor.

      Aslında konu çok basit. Allah birçok ayette âyetlerini açıkladığını söylüyor. Yani ilginçtir saç geçen bir tane bile ayet yok. Müslüman aleminin en önemli konusu bu olabilir ama Allah için hiç de önemli bir konu değil. Kadın giyimi topu topu 3 yerde geçiyor. Hiçbirinde saç yok.

      İnanılması çok zor, ben de çok zor kabullendim. Çünkü bu gerçekle doğduk hepimiz, genlerimize işlemiş.

      Konunun üzerine muhakkak gidin,bütün ön bilgilerden kendinizi arındırmanızı tavsiye ederim 🙂 Selamlar.

  15. Çınar ÖZCAN

    Merhaba;

    Örtünme ile ilgili ayetti dikkatlice okursanız ayette 2 emir olduğunu fark edersiniz. ALLAH kapanması gereken yerleri emrederken açılması gereken yerleri de emrediyor! “Ancak kendiliğinden görünenler hariç.” cümlesi, iş görmeyi engelleyecek şekilde ayakların ve ellerin kapatılmasını ve yine kimliği gizleyecek şekilde peçe takmasını da yasaklıyor… maalesef kadın düşmanı emeviler islam dinini bozarak yeni bir din uydurdular. Kadını sosyal hayattan koparmak için “cuma namazı kadına farz değildir” diyecek kadar dinlerini bozdular. İslam dünyası sünnilik ve şiilik gibi mezhep dinleri icat ederek maalesef çoğu ŞİRK bataklığına saplanmıştır….

  16. Zeynep

    Merhaba, konu ile ilgili Dücane cündioğlunun Başörtüsü risalesi kitabını okudunuz mu? İlginç yerlere değinmiş kendisi.

    • Merhaba. Okumadım. Bakayım sonra. Fakat başörtüsü diye geçen bu ayetin de yanlış çevrildiğini öğrendim. Yazıyı kısa sürede güncelleyeceğim inşallah. Selamlar.

  17. Mrym

    Alim(!) ayeti nefsine göre yorumlarsa kadinı siyah bir çarşafa mahkum eder kendisi 4 eş 20 cariyeyle alem yapar.

  18. Thegallery

    Merhaba,
    Bu konuda Erdem Uyganin hem yazısı hem videosu var. Bir bakmanızı tavsiye ederim. Mezhep inanirlarinin zaten başörtüsüyle ilgili bir problemi yok ve 1400 yıldır da olmadı. Kuran Müslümanıyim diyenler arasında da Erdem Uygan bu konuda kapsamlı bir araştırma yaparak başörtüsünün sizin dediğiniz gibi olamayacağını ortaya koyuyor. Lütfen kutsal kitabımızı modernitenin oyuncağı yapmayin.

  19. Kafesteki Kadın

    Sayın Thegallery,
    Keşke başka araştırmaları örnek göstereceğinize yukarıdaki iddiaları ele alıp niçin yanlış olduğunu bize gösterseydiniz. ” kutsal kitabımızı modernitenin oyuncağı yapmayin.” gibi sloganik ve duygusal yaklaşımlar bizi hakikate götürmez. Mantıksal açıdan ele alıp çürütmenizi beklerim. Sünniler kutsal kitabımızdaki emir ve yasakları değiştirirken çıkıp da kutsal kitabımızı değiştirmeyin dediniz mi? Hz. Muhammed’i 6 yaşındaki Ayşe ile evlendirdiklerinde Kur’an’da cariye var dediklerinde aynı eleştriyi yaptınız mı?

  20. thegallery

    Sayın Kafesteki Kadın,

    Sloganik bir ifade kullandığım doğrudur, sloganlar yerinde kullanıldıkça güzeldir. Günümüzde Kur’an Müslümanlarından daha fazla slogan kullanan bir topluluk da yoktur. ‘Bize Kur’an yeter’ benzeri ifadeler veya her Youtube videosunun altına Kur’an ayetleri yapıştırmak gibi.
    Erdem Uygan’ın çalışmasını örnek göstermemin sebebi, Bu yazıdan yazarın Kur’an Müslümanlığına yakın olduğu çıkarımını yapmamdır. Erdem Uygan da yıllar önce Kur’an Müslümanlığına gönül vermiştir ve kalbinin mütmain olması için arapça öğrenip Kur’an’ın gerçekten ne dediğini anlamaya kafa yormuştur. Başta bu blog’un yazarı gibi düşünse de, zamanla Başörtüsü, el kesme cezası gibi konulardaki görüşlerini Kur’an’la ilgili ilmi çalışmalar yaptıktan sonra değiştirmiştir ve bu konularla ilgili video/kitapçıklar yayınlamıştır. Bu yüzden onun görüşleri Kur’an Müslümanıyım diyenler için ilgi çekicidir diye düşünüyorum.

    Moderniteyle ilgili görüşlerime devam edeyim. 19/20. yüzyıllara kadar İslam Ümmetinden hiç kimse Kur’an’da el kesilmesi, baş örtüsü, cariyelik vb. konuların yok olduğunu iddia etmemiştir. Her konuda birbiriyle ayrışan Müslümanlar bu konularda hiçbir ayrılığa düşmemişlerdir. Fakat bahsi geçen yüzyıllarda Batıyla iletişim giderek arttıkça insanlar bu tür konuları sorgulamaya başlamıştır.
    Modern bir insana göre gerçekten de baş örtüsü çok ağır gelir, insanın eli mi kesilir, adam mı idam edilir, gibi sorular zihinde kolayca belirir. Kur’an Müslümanlığı Kur’an’ı AB uyum yasalarına göre tevil etmektir. Sonuç olarak İslam’ı moderniteye sunmak yanlıştır. Israrla ikisini birbiriyle bağdaştırmak istiyorsanız Moderniteyi İslam’a sunmanız gerekir. Çünkü dinimizi hiçbir düşünce akımı eğip bükemez.
    Nedense Kur’an Müslümanlarının genelinin ele aldığı her konuda vardığı sonuç modern kimseler aynı çıkmaktadır. İnsanlar istiyor ki Müslüman olayım hatta kendime Mümin, dindar da diyebileyim, ama günlük hayatımdan da hiçbir şey eksilmesin. İslamla yeni tanışan insanlar her devirde sayısız bağlılıktan vazgeçmek zorunda kaldılar. Günümüz insanı hiçbir şeyden vazgeçmeden mümin olmak istiyor. Fakat bu böyle olmaz. Bu haktır ama nefsim izin vermiyor, güç yetiremiyorum deyin, lütfen harama helal, helale haram demeye kalkışmayın.
    Teşekkürler

    • Abdullah Hasan

      thegallery,
      Bu güne kadar bütün mealler ve tefsirler bu tarz mevzularda birbirini taklit ettiği için olabilirmi.
      Kur’an net bir şekilde aramızda. Başka kaynakları değil Kur’an ın kendisini araştırmak daha erdemli bir davranış olacaktır.
      Sözün sahibi kendi sözleri açıklar. Sana bana bırakmaz.
      Modernite diyerek kendinizi kandırmayın.

      • thegallery

        Abdullah Hasan Bey,

        Yazınızı yeni gördüğüm için ancak cevap verebiliyorum.

        Bugüne kadarki tüm meal ve tefsirlerin birbirlerini taklit ettiklerini kanıtlamak üzerinize yük olmuştur bu sözünüzden sonra. Bu konuda bir Y. Lisans çalışması yapmanız durumunda ben de bu tezi okumaktan büyük zevk duyarım.

        ‘Sözün sahibi kendi sözleri açıklar. Sana bana bırakmaz.’

        Bu sözünüzle ilgili şunu söylemek isterim. Üstte yazdığınız görüş M.İslamoğlu grubunun değil A. Bayındır grubunun görüşüdür. İslamoğlu grubu Kur’an’daki akıl kelimesi geçen ayetlere vurgu yaparak Kur’an’ı sizin ve bizim anlayabilmemiz ve yorumlayabilmemizin kapısını açar.

        Bayındır grubu ise Allah’ın Kur’an’ı yorumlamayı kimseye bırakmayacağı ve bırakmadığı konusunda çalışmalar yapmakta ve İslamoğlu ve arkadaşlarına sert reddiyeler sunmaktadır.

        Laf arasında Kur’an Müslümanlarının daha Kur’an’ın anlaşılması konusunda bile girdikleri ihtilafı da hatırlamış olduk böylece. Kur’an Müslümanları devamlı olarak Geleneksel Müslümanların ihtilafları üzerinden onları eleştirmeye çalışırken 20 yıldır bu konu üzerine çalışan kimselerin yaşadığı ayrılıklar Kur’an Müslümanlığının da Geleneksel Müslümanlıkta eleştirdiği zaafların aynılarına sahip olmaya başladıklarının göstergesidir.
        Selamlar

        • Abdullah Hasan

          Selam,
          Buraya dikkat, hepsi değil bir kaçı hariç hemen hemen bütün meallerin ve tefsirlerin birbirini taklit ettiğini ispat için y.lisans yapmaya gerek yok.
          Birazcık farklı mealler okuyen zaten görecektir ve genellikle BU TARZ ciddi meselelerde aynı söylem içerisinde olmaları bunun delilidir.
          (Farklı olan bir kaç meal hariç)
          Tabiki bu, toplumumuzun ezbercilik ve işin kolayına kaçma çabasından olabilir.
          Recm-mürted-cariye-küçük yaşta evlilik-savaş-esir-çok evlilik-örtü-namaz vb. gibi meseleler genelde eski ve “bazı” yeni mealcilerin mutabık kaldığı konular.
          Çünkü;
          Kitabın kendi içinde var olan açıklamalara ulaşmak birazcık çaba gerektiriyor. Nesih mansuh inancı, en güzel hadis olan kur’an a inat, peygamber adına uydurulan hadis inancı, kolaycılık ve geçmiş ataları kutsayan inanç, gerçeklere ulaşmaya engel.
          “Sözün sahibi kendi sözünü açıklar sana bana bırakmaz.”
          Bu söz Kur’an a aittir.
          Kur’an gerekli olan meselelerde kendi kendini açıklar. Bu çok önemli. “gerekli olan meseleler”
          Ancak kur’an nasıl yoğurt yiyeceğimizi bize bildirmez.
          Sütlaç tatlısının nasıl yapılacağından bahsetmez.
          Çünkü bahsetmesine gerekte yoktur.
          Çünkü biz doğuştan kabiliyetli ve bilinçli olarak varedildik.
          Bir çok bilgi görerek, duyarak tarafımızdan keşfedilir.
          Fakat mesele bizim için gerçekten önemli ise, Rabb olan Allah, elçisi ile bize sorumlu olduğumuz ve kolaylaştırılmış mesajında gerekli gördüğü kadarını açıklayarak ama muhakkak gerekli olduğu kadar açıklayarak bildirmiştir.
          Şimdi gerçekten biraz düşünelim.
          Kendi arkadaş gurubumuz ile konuşurken bile birbirimizi yalnış anlayabiliyoruz. Bir ufacık mektuplaşmada bile bu vakıa gerçekleşiyor.
          Şayet;
          muhatap yazdığımızı veya konuştuğumuzu bize sorarsa doğrusunu karşı tarafa iletiriz. Yok başka birilerine bunu sorarsa yalnış bilgi alacaktır.
          Kur’an kendi kendini açıklar.
          3/105 – 11/1-2 -41/3 – 75/16-19 – 2/159-160 – 16/89
          54/17
          Gerçekler ulaşmak için bakmanız temennisi ile.
          Ayrıca cevap verdiğiniz içinde teşekkür ederim.
          Saygı ve sevgilerimle.

  21. Diyetisyenanne

    Herseyi yalnız Kuran dan çıkartabilen alimler namazı nasıl kaç vakit kılacaklarını da çıkarsınlar o zaman

    Hz Muhammed sadece o donemde Arabistan’da yaşayanlar icin gönderilmedi ahirzaman peygamberi olarak gönderildi

    İslamiyet Kuran ve sunnetlerle bir bütündür. Hadisleri çıkartarak bir din oluşturma sevdasından vazgeçin

    Hadislerde açıkça bellidir ki saçlar örtülmeli ve farz. Kuran’da bile saci ört dememiş ama kendiliğinden görünen yerler hariç demiş. Ama islamin şartı değil örtünmeyen dinden çıkmıyor sadece gunahini kabulleniyor o da Allah la kul arasında belki affa layık olacak.

    Yazar icin söylemiyorum bu iddiayı ispatlamak icin uğraşanlar neye güveniyorlar hadi sac örtmek farz değil bu kadar kapalı insan boşuna cefa cekti bu dünyada ya farz ise bunun sorumluluğu sizi korkutmuyor mu bu iddialarla başını açanların gunahi da cabası

    • Söylediğimden şüphe duysaydım muhtemelen çok korkardım ama gördüğüm şeylere görmedim diyemiyorum. Doğru soruyu sorabilirseniz her sorunun cevabı bir yerlerde muhakkak var. Size iki yazı önereyim, kendiniz için okuyun. İlki dinde tek kaynak Kur’an’dır, diğeri de Kur’an’da namaz. Selamlar.

      Dinin kaynağı nedir?
      Kur’an’da namaz

      • Diyetisyenanne

        Madem tek kaynak Kuran dir o zaman neden başka kişilerin kitaplarını okuyorsunuz sadece kuran okuyun

        Benim soruya ihtiyacım yok elhamdulillah başörtüsünün farz olup olmadığını bilmek kimseye ahiret kazandırmayacak onun yerine son nefeste iman nasıl kaybedilmezi araştırıp böyle sayfalarca yazarsanız sadece Kuran’dan çıkarım yaparak belki bir kişinin İmanını kurtarırsınız

        • Abdullah Hasan

          diyetisyenanne,
          Dini alanda sadece kur’an kaynaktır. Yani Allah adına konuşacaksan sadece Kur’an.
          Elçiye itaat edeceksen sadece Kur’an.
          Çünkü Kur’an Allah ın, elçisi ile bildirdiği tek mesajdır.
          İnşaallah anlamanız temennisi ile.

  22. Meryem

    Peki kadın saçının kapanmasının farz olduğunu söyleyen yazarlara sorum Allah niçin sadece kadinların bastan aşağı kapanmasıni istiyor erkeklerin sadece diz kapağı ile gövdesi arasını kapatmasını istiyor ? Hani kadının saçı adamı etkiliyor da adamın saçı kadını etkilemiyor mu?Etkilemiyor diyorsanız bu yalan yani basbaya etkiliyor.Yoksa saçın kapatılmak istenmesinin başka sebepleri mi var? Varsa neler ?Gercekten merak ediyorum yukardaki yazı karşıti düşünen ve bu konuda gerçekten bilgisi olan biri beni aydınlatabilir mi?
    Yani anlamiyorum gerçekten benim saçımın görünmesinin kime ne zararı var, adamın biri saçımdan tahrik olacak diye neden ben kısıtlaniyorum ,sorun benim saçımda yoksa sorun adamda mı? Saçtan tahrik olan adam kadın olgusundan da tahrik olur,saçi açık kadına da tecavüz eder,çarşaflı kadına da tecavüz eder.Normal bir insan saçtan tahrik olmaz zira, bak etkilenebilir ama kadın da erkeğin saçından etkilenebilir. Yani bu çifte standart olmuyor mu Allah aşkına ya?
    Hadi diyelim Allah kullarının kendi için bazı konularda kendilerini kısıtlamalarını istedi ki bence isteyebilir.Ama Allah bunu niçin sadece kadınlardan istiyor niye erkeklerden istemiyor?İkisi de onun kulu valla giyince konusunda erkekler çok rahat keşke erkek olsaydım diyor insan. Bu da çifte standart. Tabi sebep buysa.
    Peki sebep bunlar değilse ne, gerçekten birileri bana mantıklı ve vicdanlı bir açıklama yapabilir mi?

  23. Meryem

    Açıkçası örtünme fikri aklima yatmıyor. Neden sadece kadinların örtünmesi emredilmiş? Erkeğin saçı da vücudu da kadını etkilerken neden erkek sadece diz kapağı ile göbeği arasında örtünebiliyor? Neden erkekler bu konuda dokunulmaz? Bu çifte standart değil mi ?

    • Abdullah Hasan

      meryem hanım,
      Sizi tebrik ediyorum. Doğru söze diyecek bir şey yok.
      Erkek yazarların özellikle tefsircilerin çifte standartı sayesinde hep kadın suçlanır olmuştur.
      Dediğiniz gibi ya erkekler.
      Berbere git, taran, süslen, giyin kuşan ve sonrada kadınları eleştir.

  24. Diyetisyenanne

    Tam tersine bu kadın icin yapılan bir emir kadını korumak icin. Siz hiç bi erkekten etkilenip tecavuz eden bir kadın veya zarar gören bir erkek gördünüz mü

    Kadınlar daha naif ve daha korunaksiziz rabbim bizi tesettürle dış dünyadan koruyor
    Bizi yaratan bizi bizden daha iyi biliyor zaten tercih kula kalmış ister örtünür ister örtünmez ben sadece kendi örtmüyor diye emri yok sayan mantigi eleştiriyorum yoksa kimsenin tercihi kimseyi ilgilendirmez çünkü kendi tercihinden ötürü obur dünyada rabbim affeder ama kurandaki hükmü yok saymak demek küfre girer ve bunun altından kimse kalkamaz

    • Meryem

      Hanım efendi gerçekten saçtan sehvet duyan bir adamın normal bir psijolojide olduğunu düşünüyor musunuz. Bakın ben dişiliği göze sokan detayların şehvet uyandırdığına katılırım ve kadının bulunduğu toplumda kendini koruma amaçlı uygun bir biçimde giyinmesine giyinmesine de.Göğüs dekoltesi,vücut hatlarını aşırı belli eden dar elbiseler vs bu tür şeyler şehvet uyandırabilir aynı şekilde erkeğin de kadında nefsi duygular uyandıracak şekilde giyinmesi bunları anlayışla karşılarım. Ama Allah rızası için bana saçın görünmesinin şehveti uyandırdığından bahsetmetin. Saçtan tahrik olduğunu söylemek sapıklığa bahanedir. Saçtan tahrik olan kadın olgusundan da tahrik oluyordur.Bu tür insanlar saçı açığa da saçı örtülüye de tecavüz eded. Ki zaten örtü bir çözüm olsaydı bugün şeriat uygulanan kadının tamamen kapalı olduğu toplumlarda tecavüz bu kadar yaygın olmazdı. Bana Avrupa’da tecavüz kayıtları daha savunmasıyla gelmeyin. Avrupa’da en küçük taciz olayı bile kayıtlara geçerken müslüman ülkelerinde en büyük evlilik adı altında küçücük çocuklara tecavüz meşru sayılıyor,tecavüze uğrayan çoğu kadın susturuluyor öldürülüyor kayda geçmiyor vs. Yani diyeceğim malesef örtü kişiyi erkeğin nefsinden korumuyor.
      Yukarıda yazdım mı bilmiyorum tekrar yazıyım.Saç yüze güzellik verir erkek cinsel manada değil de hoşlanma manasında etkilenebilir. Ama hoşlanma cinsel saldırıya sebep olmaz cinsel saldırının sebebleri cinsel dürtülerdir,psikolojik rahatsızlıklardır,psikopatlıktır. Saç kadına güzellik verdiği gibi erkeğe de güzellik verir. Dolayısıyla kadın da erkeğin yüzüne güzellik veren saçtan ötürü erkekten hoşlanabilir.Bunu inkar edemezsiniz.Allah ne diyor birden fazla hoşuna gidecek şekilde baktığında bu nefisten kaynaklanıyor ve günah dimi.Peki hadi benim saçım görünmüyor adamın yanından geçerken saçımla adamın hoşuna gitmicem birkaç defa dönüo bakmayacak bana günaha girmesine engel olucam.Peki adam benim yanımdan geçerken saçının adama verdiği yakışıklılığa bakmaktan beni ne koruyacak şartlar neden eşit değil. Neden benim omzumda daha fazla yük var? Ben de kulum o da kul.Cidden hanımefendi Allah’ın benim sacımla bir derdi olduğunü sanmıyorum. Siz erkekler şehvetlenip tecavüz etmesinler diye saçın kapatılması gerektiğini düşünüyorsunuz. Ben de bunun tamamen mantıksız olduğunu düşünmekle birlikte sizin düşüncenize saygı duyuyorum.

      • Diyetisyenanne

        Ben sacı örtmek tecavuzu engeller demiyorum. Tesettür bir bütündür . Siz hiç saçı açık ama Kuran’da açıkça vurgulanan diğer yerlerini boynuna kadar kapatan, hatlarını belli etmeyecek şekilde ve uzun kollu giyinen bir kadın gördünüz mü bunu daha kapalılar tam yapamıyor

        Ayrıca hoşlanmak dediğiniz şey bayanlarda orda kalır ama erkeklerde nerelere gideceğini (hayalen de olsa) isterseniz karşı cinsten birine sorun kadın ve erkeğin hoşlanmaktan anladıkları şey çok farklı yaratılış böyle olduğu icin allah bize hatlarınızı kendinizi örterek korunun diyor bu bana bir lütuf gibi geliyor hem fıtratları yaratıp hem bize tesettürü emretmeseydi o zaman haksızlık olurdu bize

        Kadın olarak size hak veriyorum bu ekstra bir yükümlülük ama bunun da karşılığı cennette insallah hem de kat kat olacak

        Bence cenneti kazanmak da bu dünyada biraz külfet çekmeye değer

        Yine nefse zor gelebilir asla kapanmak zorunluluğu yok kendine dikkat eder bu bilinçle rabbim yine affeder basını örtmeyen cennete giremez diye bisey yok rabbim nefsimize yenik düşürmesin

  25. Meryem

    Ben de diyorum ki malesef örtünmek çözüm değil.Gerçekten bugün yaşadığım yerde ülkede dünyada örtünenlerin erkek nefsinden korunduğunu görseydim size sonuna kadar hak verirdim. Ama malesef ki erkek dediğimiz varlık açık kapalı hepsine halleniyor.Bugün kapalı kadın da tecavüze uğruyor açık kadın da.Bana göre bunun yolu eğitimdir, kadını baştan aşağı kapatmak değil.
    Ayrıca kimde sorun varsa kısıtlanması gereken kişi odur mağdur değil.

  26. Meryem

    Ayrıca bir erkeğin hoşlanmaktan anladığı şey neyse ben ve birçok kadının da hoşlanmaktan anladığı şey odur.(ve evet hayalen) Bundan emin olabilirsiniz.

  27. Diyetisyenanne

    İyi o zaman herkes bence böyle bence öyle diyerek işine gelmeyen bi hükmü yok saysın ki kıyamet alameti

    İcki içen ben sarhos olmuyorum niye haram diyor zina yapan istediğimle yatar kalkarım kime ne haram olamaz diyor zekat vermeyen cimri ben kazandım benim hakkım niye vereyim diyor bunların hepsinin savunucusu var bu zamanda

    Dini hükmü yok sayan küfre girer biz küçük aklımızla bence burda sac kastedilmiyor bence orda alkol sarhos etmiyorsa haram olmaz gibi hükümler çıkartamayız ki ictihad kapısı kapanmıştır bu zamanda kurandan yeni hüküm çıkarılamaz

    Ayrıca Kuran’da çoğu yerde Allah’ın elçisi nin emri ile Kuran’ın emri beraber zikredilmistir Kuran’da bazı hususları önemi itibari ile sınırsız bırakıp tarifi ve uygulamasını Resulullah’a bırakmıştır hz Allah

    Onun icin tarif kitabında tarif arar gibi efendim orda öyle yazmıyor o kelime o anlam değil diyemeyiz işimize gelse de gelmese de tesettür FARZdir

    • Abdullah Hasan

      diyetisyenanne kıyafet konusu mükafat veya ceza konusu değildir.
      Bir kadın veya erkek kıyafetinden dolayı hesaba çekilmez.
      Bizler iyi veya kötü davranışlarımızdan dolayı hesaba çekileceğiz.

  28. Meryem

    O halde sizin mantığınıza göre saç örtünme emri erkeklere de gelmeliydi. Çünkü erkek saçının görünmesi riski kadında olduğu kadar erkekte de var.
    Bugün gerçekten kadının saçının örtünmesi durumunun mantığını bulabilmiş olsaydım yine saçımı örtmezdim ama evet Allah demiş çok mantıklı derdim. Çocukluğumdan beri Allah’ın emri denilen çogu şeyi araştırdım ve çoğu mantığıma yattı. Mesela 4 kadın meselesine araştırmadan önce anlam veremiyordum. Bu konuda bilir kişilere sorduğumda daha da dehşete kapılıyordum. Çünkü bizzat bir imamın bana söylediği şey “Allah bana bu hakkı vermiş,ben gidip evlensem bile karımın bana dinen bir şey söylemeye hakkı yok yoksa küfre girer.” Allah böyle mantıksız ve vicdansızca bir emir veremez diyip kendim araştırdım ayetleri okudum ve gördüm ki Allah’ın söylediği şeyle bu adamın söylediği sey tamamen alakasız. Zira Allah’ın koyduğu şartlara göre bir erkeğin şu durumda günaha girmeden kul hakkı yemeden birden çok kadınla evlenmesi zaten olanaksız. Ama bugün islam yasalarıyla yönetilen çoğu ülkede erkeklerin yüzde doksanı birden fazla kadınla evli ve kadınlar bu durumdan hiç de hoşnut olmamalarına rağmen hem günaha gireriz korkususundan hem de yaşadıkları toplumda tamamen çaresiz birakıldıkları için (ki çoğunlukla bu yüzden aksi durumda kimse üzerine kuma getirilen bir adamın yanında durmaz) ses çıkaramıyorlar.
    Ben burda bir şeylere karşı değilim dediğim gibi çocukluğumdan beri Allah’ın koyduğu her emri araştırıyor mantığını kavramaya çalışıyorum. Bugüne kadar aklıma takılan çoğu emrin mantıksal alt nedenine ulaştım . Ama sadece başörtüsüyle ilgili bir tane bile mantıklı ve vicdani bir açıklama bulamadım.
    Beni erkeğin nefsinden korumanın yolu beni baştan aşağı örtmek değildir. Bunun yolu sağlam bir eğitim ve caydırıcı cezalardır. İki örtü ve diğer seçeneği yanyana koyduğunuzda bir kadını en çok koruyan yöntemin örtüye nazaran diğer yol olduğu apaçıktır.
    Ama eğer başörtüsü haksa inşallah birgün mantıklı bir açıklamasını bulabilirim.

  29. Abdullah Hasan

    Baş örtüsüne farz diyenler sayesinde Başını sıkı sıkı örtüp dar kot pantolon giyenler türedi.
    Bunu söylememdeki amaç, Ayetin ne anlatmaya çalıştığı anlaşılmayınca böyle acayiplikler meydana gelebiliyor. Ben şahsen bu tür davranış sergileyenlere sadece üzülüyorum.
    Dolayısı ile Kadınların erkeklere yardımcı olmaları açısından dekolte elbiselerden uzak durmaları erdemli bir davranış olacaktır. Bu arada kıyafet konusunu birbirimize karşı kavga aracı yapmayalım. Şu anki toplum mozaiğimiz bence güzel. İsteyen başını kapatır. İsteyen başını açar. Her kim kendisini nasıl rahat hissediyorsa o şekilde davranması uygundur.
    Zaten kıyafetin amacı erkek olsun kadın olsun insanları dış etkenlerden koruma amacı taşır. Soğuktan, sıcaktan, rüzgardan, bakışlardan vs.
    Dolayısı ile Ayet baş örtmekten değil dekolte kıyafetlerden uzak durulması gerektiğini söylemektedir. Ne kadar örteceğinize siz karar vereceksiniz.Ha bu arada Erkeklerde erdemli davransın ve bakışlarının bir kısmından vazgeçsinler. Hep kadınlara konuşmayalım.
    İnşaallah anlatabilmişimdir.

  30. Sude

    Ya ben de kesinlikle aynı şekilde düşünüyorum ama kafama takılan bir şey var. Bildiğim kadarıyla İncil’de de saçı örtmek geçiyormuş o yüzden çelişkiye düştüm. Bu konu hakkında bir bilginiz var mı?

    • Merhaba Sude. Gerek Tevrat’ta gerekse Incil’de Kur’an’da olmayan birçok şey geçiyor. Sırf oralarda geçiyor diye kabul edemeyiz. Sonuçta bizim kitabımız saçını ört demiyor ve biz bu kitaptan sorumlu tutulacağız (Zuhruf 44). Çok açık değil mi?

      • Sude

        Haklısınız. Ama İncil de bir zamanlar Allahın indirdiği bir kitaptı ve her şeyi değiştirmemişler diye biliyordum beni düşündüren durum bu oldu. Cevap için teşekkürler 🙂

  31. Zeki özdemir

    Yeni yeni yorumlarınızı okuyorum ve aşırı derecede hoşuma gidiyor. Olaylara yaklaşımınız, düşünceleriniz, söylediğiniz çoğu şeye karşı bir düşünce bile oluşturamıyorum. Bu konu hakkında böylesine güzel çıkarımlarda bulunabilecek bir kadın daha görmedim. Bilgilerinizi paykaştığınız için çok teşekkür ederim, çok hoşuma gitti 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir