Çok çok beğendim bu kitabı, açlıktan karnım kazındı ve şu an yeniden okumak istiyorum. Kitaba dair düşüncelerimi anlatamam. İçimden garip bir yakınlık duyuyorum kahramanına ve yazarına karşı. Knut Hamsun’un Açlık romanı, 19. yüzyılın sonlarında Norveç’te, yoksulluk içinde yaşayan genç bir yazarın açlıkla, gururla ve yaratıcılıkla mücadelesini anlatıyor. Roman kahramanı, yalnızca fiziksel açlık çekmekle kalmaz, aynı zamanda toplum tarafından anlaşılmamanın, gururunun ona oynadığı oyunların ve akıl sağlığının sınırlarında gezmenin getirdiği acıyı da yaşar. Burada açlık; sadece mideyi değil, insan ruhunu da kemiren bir güçtür.
“Açtım; açıkça ve basitçe açtım. Beş para etmez bir adamdım, çökmüş, açlıktan kemiklerim sayılacak hale gelmiş biriydim. O kadar açtım ki, bu açlık bana garip hayaller, çılgın düşünceler getiriyordu.”
“Açlık midemdeydi ama düşüncelerim hâlâ özgürdü. Kendimi bir kral gibi hissediyordum, çünkü düşünebiliyordum.”
Bir yanıt yazın