Mükemmel biri değilim. Ama beni beklemeliydin. Buna değerdim.
İnsanların % 90’ndan fazlası için aldatma kabul edilemez bir durum. Yine de aldatma oranı bi hayli yüksek, erkeklerde % 50-55 iken, bu oran kadınlarda % 40-45 seviyelerinde (an itibariyle muhtemelen bu oran çok daha yüksek çıkacaktır). Tabii bunlar araştırma sonuçları, toplumuzda aldatmanın hoş karşılanmayan ve ayıplanan bir durum olduğunu göz önüne alırsak gerçek oran göründüğünden çok daha fazlasına tekabül ediyor. Ayrıca bu sonuçlar sadece evli çiftler arasındaki aldatma oranını gösteriyor, yine evlilik dışı birliktelikler arasındaki aldatmayı da hesaba katarsak durum daha da vahim.
Aldatma, büyük bir yüzdelik için kabul edilemez demiştik. Nasıl olur da hiçkimsenin kabul edemediği ve neredeyse herkesin ayıpladığı bir şey bu kadar yüksek oranlara sahip olur diye düşünebiliriz. Sanırım, kişi kendisi aldattığı zaman içinde bulunduğu durumun “daha affedici ve hafifletici sebepleri” olduğunu düşünüyor. “Eşim /sevgilim bana yeterince ilgi göstermiyordu, duygusal bir boşlukta idim, hayatım monotondu, kimse beni anlamıyordu” vs. gibi nedenlerin arkasına saklanıp tüm kabahati karşı tarafa atabiliyoruz. İnsanız ve duyularımız lehimize çalışıyor.
Evli ya da değil, derin acılara sebep olan bu sadakatsizliğin sebebi ne olabilir ve “bir kez aldatan her zaman aldatır mı” ifadesi ne kadar doğru? Bu yazıda buna değineceğiz.
Aldatmanın sebeplerini üç temel nedeni dikkate alarak yanıtlamaya başlayalım:
1. Bireysel Sebepler.
“Bir kez aldatan her zaman aldatır” ifadesi, aldatmanın bireysel nedenini oluşturur. Araştırmacılar bireysel sebepleri birkaç faktöre bağlıyor. Bunlar;
Kişilik: Dürüstlük (vicdan, merhamet vs.) ve uysal olmayan kişiliklere sahip olanlarda, sadakatsizlik olasılığı daha yüksektir.
Cinsiyet: Erkeklerin sadakatsizlik oranları kadınlardan daha fazladır çünkü erkeklerde, cinsel arzuya sebep olan testosteron oranı daha fazla.
Dini ve Politik Yönlendirme: Dindar insanlar ve muhafazakâr siyasi yönelime sahip olanlarda, daha katı değerler taşıdıkları için sadakatsizlik yapmaları diğerlerine oranla daha az olası görülüyor.
2. Çiftler Arasındaki Statü Nedenleri
İnsanlar ilişkilerinde tatmin edici olmayan sebepler nedeniyle aldatabiliyorlar. Çiftler ne kadar denk iseler -kişilik, eğitim, eğilim vs- bu kişiler arasında aldatma oranı azalıyor. Bu gruptakiler için bir kez aldatan her zaman aldıtır, geçerliliğini kaybediyor.
3. Çevresel Nedenler (Çalışma Ortamı)
Çevrelerinden ötürü aldatanlar: Bazıları kişilikleri dolayısıyla aldatmaya eğimli olmayabilir ve hatta çok mutlu evlilikleri ya da ilişkileri olabilir, ancak çevreleriyle ilgili durumlar onları aldatma riskiyle karşı karşıya getirebilir. Çekici insanlarla vakit geçirmek aldatmayı olası hale getiriyor. Bunu biraz açalım;
İş yerindeki arkadaşlık, tarafların birbirlerini karşı cins olarak görmesi yerine sadece iş arkadaşı olarak gördüğü şeklinde olabileceği gibi; taraflardan birinin arkadaşlığa duygusallık karıştırması, çeşitli komplimanlar göstermesiyle ilişkinin boyutu değişebilmekte. Bu gibi durumlarda herhangi bir şey bireyin bahanesi olabiliyor. Zaten sıkıcı olan iş hayatına bir tutam tatlı katmaktan kim zarar görebilir ki? Başkalarıyla çalışırken başkalarına dokunulması, başkalarıyla kişisel tartışmalara girilmesi birlikte vakit geçiren kişilerin ilişki yaşamasını daha olası hale getiriyor.
Cinsiyet oranının dengesiz dağılması (erkek – kadın nüfusundaki dalgalanmalar), büyük şehirler, erkek ve kadınların daha sık birlikte oldukları yerler kişiler arasında ilişki yaşanmasına sebep olabilen faktörler.
Dahası, taraflar birbirlerinin kıymetini bilmiyor olabilirler, kendilerine olan saygılarında eksiklikler olabilir ya da belki de partnerlerine saygı duymuyordur. Sıkılmış olabilirler ve kontrölü kaybetmişlerdir ya da sadece ilişkiyi sonlandırmak istemelerinin bir bahanesi de olabilir. Aldatma üzerine çok sayıda sebep sunulabilir.
İlişkiyi Kurtarmak mümkün mü?
Aldatmadan Önce: Sadakatsizlik konusunu eşler birbirleriyle konuşabilmeli. Sadakatsizliğin tanımı yapılmalı. Bireyler aldatmanın ne olduğu ile ilgili farklı fikirlere sahip olabilirler, partnerlerin bu konuda fikir birliğine varmaları gerekiyor. Sınırların ne olduğu konusunda taraflar açık bir şekilde konuşabilmeli ve karşı tarafı neyin üzebileceği masaya yatırılmalı. Aldatmaya sebep olan davranışlar konusunda daha dikkatli olunabilir. Örneğin partnerlerden birinin öğle yemeğine çekici bir iş arkadaşıyla çıkması sadakatsizlik oluşturur mu? Ya da başkalarıyla çevrimiçi mesajlaşmak sıkıntı mıdır? Bu tür sorularla ilgili açık tartışmalar yapılmalı ve sınırlar belirlenmeli.
Aldatmadan Sonra: Kişiler arasında duygu ve diyalog kaybı olması bunu zorlaştırsa da ilişkiyi kurtarmak mümkün olabilir. Öncelikle her iki tarafın da sorunu aşmaya gönüllü olması gerekir. İlişkilerinin, aldatmanın açtığı yaraları aşacak potansiyele sahip olması gerekiyor. Aldatan eşin olaydaki sorumluğunu kabul edip içten özür dilemesi, her türlü onarma girişimini isteyerek ve titizlikle yapması, eşinin ruh halindeki dalgalanmaları göğüslemesi gerekiyor. Aldatma, eşlerin evliliklerindeki sorunların neler olduğunun farkına varılmasına, sevgiyi, güveni ve saygıyı arttırıcı çözüm becerilerini geliştirmesine yol açabilir. Sakinleşme sağlandıktan sonra, çift evliliklerini ya da birlikteliklerini yeniden yapılandırıp birbirlerine bağlı ve sağlıklı bir şekilde sürdürebilirler.
Daha da Önemlisi;
Gerçek aşk, özellikle sevgi ve güven üzerine bir de saygıyı bulmak oldukça zor. Bulduğunuza inanıyorsanız elbette onu korumak için elinizden geleni yapın. Ayrıca aşk ömür boyu hissedilecek bir şey değildir. Hepimiz hayatımızın bir bölümünde karşı tarafa ilgimizi kaybedebiliriz. Sevgimiz ve gururumuz incinmiş olabilir. İlgiyi başka yerlerde arayabiliriz. Sonrasında kalbimizde derin acılara sebep olabilicek hatalar yapabiliriz. Ali Şeriati’nin dediği gibi, “Aşk, denizin içinde boğulmaktır. Oysa sevgi, denizin içinde yüzmektir. Aşk, alır; oysa sevgi, verir”.
Yine de her şeye rağmen aldatılmak dünyanın sonu değildir. Aldatma ve aldatılmayı takıntı haline getirmemekte fayda var. Ayrıca bireyler arasındaki ilişki yaşanılamayacak hale gelmişse tarafların kırmadan, dökmeden, bahaneler uydurmadan konuşabilmeleri ve birbirlerinin hakkına -fazlasıyla- riayet ederek ayrılmaları yerinde olacaktır.
Kaynak
Why People Cheat
Bir yanıt yazın