RMS’ye göre özgür olmayan yazılımlar kullanmak, kullanıcıları böler, çünkü paylaşma hakları yoktur; çaresiz kılar, çünkü kimse kaynak koduna sahip değildir. Bu yüzden özgür olmayan yazılımlar var olmamalıdır. Üstelik onları kullanmak gelişme değil bağımlılıktır, programı geliştirene bağımlılık..
Bütün bu geçerli nedenlerden dolayı yani insanlarla bilgiyi paylaşmak ve bağımlılıklara son vermek, doğru bilinen yolda yürümek adına RMS, nihayet 1983’te GNU Manifestosunu yayımladı. GNU Projesi’ni hayata geçirdi ve Ocak 1984’te MIT’teki görevinden GNU Projesi’ne daha fazla zaman ayırmak için istifa etti. Aynı senenin Eylül ayında, Unix benzeri işletim sistemi oluşturmak amacıyla işletim sistemi çekirdeği (kernel) hariç bir işletim sistemi için gerekli olan tüm yazılımları içeren dev bir özgür yazılım koleksiyonuna başladı. GNU Projesi’ni desteklemek adına Özgür Yazılım Derneği (FreeSoftware Foundation /FSF)’ni kurdu. Çok geçmeden de Leage of Programming Freedom kuruldu. Amaç sosyal değişimdir, nedeni bütün yazılımları özgür kılmak. Burada yavaştan GNU’ya kısaca değinelim.
GNU Projesi: Projenin amacı Unix benzeri olmakla birlikte onu aşan, “free” bir işletim sistemi geliştirmek. Stallman’ın ısrarla söylediği gibi buradaki “free”, özgürlük anlamındadır: “Tasarruf güzel bir şey ama özgürlük ve sosyal dayanışmanın yanında ikinci bir konu. “.
GNU, LISP’in yinelemeli yapısını kullanır: GNU’s Not Unix. Aslında kelime olarak Güney Afrika’da keçiye benzeyen bir canlıdır: Öküz başlı antilop. GNU’nun logosu da, bu Afrika antilobundan gelmektedir.
Şimdi kısaca özgür yazılım felsefesinin 4 temel özelliğini hatırlatalım:
Özgürlük0: Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü..
Özgürlük1: Programın nasıl çalıştığını inceleme /ihtiyacı doğrultusunda değiştirme özgürlüğü..
Özgürlük2: Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü..
Özgürlük3: Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü..
Richard Matthew Stallman ve GNU – Bölüm 1
Richard Matthew Stallman ve GNU – Bölüm 3
Bu yazı Ubuntu Türkiye E-dergisi SUDO‘nun 19. sayısında yayımlandı.
Bir yanıt yazın