8 Yorum

  1. Adem Söyler

    Sayın yazar moda mod diye bir ifade yok. Doğrusu mota mot olacak. Mot Fransızca’da kelime demek. Mota mot da kelime kelime çevirme demek. Bilginize.

  2. Adem Bey, söylediğiniz 2 kelimeyi de düzelttim. İkisini de bilmiyormuşum, ilk sizden duydum. Tdk’den bakınca motamot şeklinde bitişik yazılmıştı, ben de düzeltmeyi o şekilde yaptım. Uyarılar için çok teşekkür ederim.

  3. aydınlatıcı ve farklı bir blog yazısı olmuş sayın yazar elinize emeğinize sağlık

  4. Bugün de bir şeyler öğrendik hamdolsun. Eyvallah 🙂

    Konuyla alakası olmayan bir şeyi daha öğrenmiş oldum.

    Fetih 10: “yedullâhi fevka eydîhim” / “Allah’ın eli onların elinin üzerindedir”

    Bu ayeti; mecazen güç, kuvvet, malik olmak olarak anlıyordum. Sanırım gerçek anlamda da o manadaymış.

    “mâ meleket eymânukum” da “elinizin altındakiler” demekmiş. Bazı ayetlerde “cariye” olarak çevrilmiş. Nahl 71’deyse ne hikmetse dememişler öyle bi şey.

    Emir altında vs. olanlar, bakımı üstlenilenler vs. için “eymanukum”, güç kuvvet bakımından aşağı olanlar için “fevka eydihim”

    Hüküm veremem. Sadece böyle çağrışımlar oluştu.

    Velhasıl, “el”inize (ehehe) sağlık.

  5. 🙂 Müslümanlara bir şey anlatmak zor. En azından niyet sorgulaması yapmadan anlamaya çalışanlar olunca seviniyorum. Katkılarınız için ayrıca teşekkür ederim, sizin de “ellerinize” sağlık 🙂

  6. Ketum Revnak

    Kur’an neden korunmuş kitaptır? Neden diğer kitapların değil de Kur’anın korunması vaad edilmiştir? Yüce Allah Kur’an’ın indirilişinden kıyamete kadar geçecek olan süre içerisinde Kur’an hükümlerinin insanlık için yeterli olacağını bildiği için ”Son anayasa kitabı” olarak Kur’an’ı seçmiştir. Bu şu anlama gelir; diğer kitaplar ile Kura’an’ın hükümleri farklılık ihtiva eder. Eğer aynı olsalardı O kitaplar korunur ve Kur’an’a gerek kalmazdı. Dolayısıyla Hz Yusuf dönemindeki şeriat ile Kur’an’ın şeriatini kıyaslamak dinler sosyolojisine aykırı bir tutum olur. Her din kendi toplumuna göre farklı yasalar ihtiva eder -ki bu sebeple kitaplar farklıdır-. Hırsızlık ayetine gelince; özellikle kadınlar ve erkekler şeklinde vurgu yapılarak cezanın şahsiliğine dikkat çekiliyor. O ayetten, hırsızlığın önünü kesin gibi bir anlam çıkarmak çok fazlaca zorlama olur. Kur’an hükümleri kimseye şirin gözükmek durumunda değildir. Bizim Allah’ı tevil etmek gibi bir haddimiz de yoktur. Kuran ayetlerini yaşam felsefesine uydurmakta pek mahir olan Edip Yüksel’in çevirisinde bile bu ayet ”ellerini kesin” şeklindedir. Naçizane görüşümü belirtmek istedim, selametle.

  7. Edip Yüksel o söylemini düzeltmiştir sanıyorum, çünkü Youtube’ta bu konu ile ilgili bir videosu var, sanırım Gürkan Engin ile birlikte. İzlemedim galiba ama Gürkan Engin de aynı fikirde.

    Kur’an’da birden çok ayette, özellikle cezalar söz konusuyken, Allah şunu söylüyor: “Sen, Allah’ın sünnetinde / yasasında / uygulamasında hiçbir değişiklik bulamazsın.” Bu da bana bazı şeyleri yanlış anladığımız izlenimini veriyor.

    Bu tür şeyleri dine yeni bir soluk getirmek için yazmıyorum. Böyle olduğuna inandığım için yazıyorum. Kur’an’ın, Kur’an ile tefsir edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Durumu Kur’an’a arz edince gerçek anlamdaki “el” yerine mecaz anlamda kullanılan el kelimesini kullanması ve gerçek “kesme” yerine mecaz anlamda olan kesmeyi kullanması bana doğru düşündüğümü hissettiriyor.

    Yine de her konuda farklı düşünmek kimseyi cehenneme atmaz, Allah düşündüğü için kimseye bunu yapmaz. Önemli olan ahlaki, eyleme dökülmüş şeyler ve niyettir diye düşünüyorum. Teşekkür ederim yorumunuz için 🙂

  8. Kur'an'a Sadık

    Ketum Revnak madem her toplumun şeriatı farklı
    1- niçin erkek ve kadın sünneti islamda olmamasına rağmen yahudilerden esinlenerek sünnet oluyorsunuz?
    2- Allah peygamber kıssalarını masal olsun diye mi gönderdi? Yoksa ders alıp uygulayalım diye mi? Bu noktada tarihselciler gibi kuran ayetleri geçmişte kaldı demiş olmuyor musunuz?
    3- Kuran niçin ibrahim peygamberde sizin için güzel örneklik vardır diyor? Eğer onların şeriatı bizi ilgilendirmiyorsa bu ayet nedir?
    4- kuran korunmuş ama diğerleri korunmamış diye kalkıp o halde hükümleri farklı sonucu çıkarmak zorlama yorum bile değildir, alakasız bir çıkarımdır. İkisi arasında bağlantı yoktur. Soyut bir çıkarımda bulunmuşsunuz. Bence kuranın korunmasının iki nedeni vardır
    a- insanlara bir şey emanet edilemeyeceğini insanlara göstermek
    b- artık peygamber gelmeyeceği için peygamberlik vasfını kitabın devralması. Size dininizi tamamladım diyor kuran. Ademden başlayıp dini tamamlayan son kitap olduğu için kuran korundu. Buda benim soyut yorumum. Tıpkı sizinki gibi.
    5- el kesin de geçen el kelimesi tesniyedir eyd geçer. Buda en az 3 el ve daha fazlası anlamına gelir ki mecaz oluşu açıktır.
    6- Sizler Kur’an el kes emri var dersiniz fakir fukaranın elini keser zenginlere dokunmazsınız. el kesme cezası arabistanda mevcuttur ancak yoksulun elini kesen arabistan yolsuzluk yapan yani çalan prensleri 7 yıldızlı hotelde hapsetti. Aynı durum dünyanın her yerinde mevcut

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir